
Gazeteciliğe 1996 senesinde, Sabah Dergi Grubu bünyesinde yayımlanan PC Magazine dergisinde muhabir olarak başladım. Sonrasında Yeni Yüzyıl gazetesinde teknoloji editörlüğü görevine geçtim. 1998'de, Milliyet Dergi Grubu'na bağlı .net dergisine yazı işleri müdürü olarak görev aldım. Yayın Yönetmeni göreviyle bu dergide 3.5 sene çalıştım. 2000-2002 döneminde Milliyet gazetesinde teknoloji üzerine haftada iki gün sayfa hazırladım. Gazete ve dergi çalışmalarına NTV Radyo ve CNBC-e ile farklı mecralar ekledim. 2003'te Posta gazetesine teknoloji konusunda köşe yazmaya başladım ve 4 sene boyunca buna devam ettim. 2004 yılında Hürriyet gazetesinde editör olarak çalışmaya başladım ve askere gidip geldikten sonra yine dergiciliğe döndüm. 2007 yılından beri PCnet dergisinde Yayın Yönetmeni olarak çalışıyorum.
Gazetecilik haricinde yazıya her zaman özel bir ilgim oldu. Twitter profilimde ve blog'larımda kalem oynatıyorum. Yazıyla birlikte fotoğraf ve müziğe de hep yakın oldum. 1996-1998 döneminde TRT İstanbul Radyosu korosunda tenor olarak çalıştım. O dönemden sonra şarkı söylemedim. Enstrümanlarla dostluğumu sürdürüyorum. Müzik alanındaki üretimlerim için birkaç fikrim var.
Hayatta hiç "en"lerim olmadı. "En sevdiğin..." sorusuna cevap veremedim hiç. Ta ki, oğlum Çınar doğana kadar. Enlerimin olmamasına dair kuralımı Çınar bozdu. Çınar, benim hayatımdaki en güzel, en değerli, en özlenen, en eğlenceli, en sevgi dolu, en iyi şey. Hayatımın en büyük anlamı o. Bir insanın hayatı boyunca ne yaparsa yapsın, en büyük anlamı yine başka insanlarda bulduğuna inanıyorum. Size de bunu tavsiye ederim.