Mustafa Beytullahoğlu

Student in İzmit, Türkiye

Mustafa Beytullahoğlu

Student in İzmit, Türkiye

Read my blog

Bir insan kendisini ne kadar tanıtabilir veyahut karşısındaki bundan ne kadar nasiplenebilir? Buraya önce harfleri, kelimeleri, cümleleri yazıp ardından sizlere paragraf olarak sunabilirim. Sonuçta özgürüm, yaşasın cuumhuriyet! Hayır, değilim. Cumhuriyet'de yaşamasın hem dünyada bir cumhuriyet de göremiyorum. Hay allah nerden çıktı bu cumhuriyet? Neyden bahsediyordum? Hıh, kendimden.

Ben benim idrakime vardığımda yaşım bir hayli vardı. Sizlere de oluyor mu bilmiyorum, bazen dönüp geriye baktığımda bu yaşıma kadar boşa yaşadığımı düşünüyorum. Üstelik bunun geleneksel bir hal almış olmasına hiç anlam veremiyorum. Geçenlerde bir gemide yol alırken gemi dediysem vapur yahu, uzaklardan kulaklarıma bir 'önceki hayatım' tamlaması ilişti, takılı kaldı. Suya bakarken düşündüm. Nasıl oluyor acaba? Dönüp geriye bakıyorsun ve yaşadığın onca şeyleri iskelede bırakıp bir gemide yol alırken gemi dediysem vapur yahu, önceki diyorsun. Üstelik şuan idrakine vardığın ve olduğunu düşündüğün şeye en büyük katkıyı bu 'önceki' diyerek tanımladığın halin en büyük katkıda bulunmuşken. Hem de iyelik eki getirerek 'hayatım' diyorsun. Bunları geride bıraktığını düşünmen ne büyük gaflet oysaki. İşte ben yani kişi olarak ben yani ölmeden önceki ben yani sizden birazcık farklı olan ben boynumun havada yapacağı raksı gözlerimle takip edip bedenimle hissederken ardıma baktığımda bir şey görmek istiyorum. Şimdi yaşadığınız her şeyin o anda silindiğini düşünün. Korkunç dimi. Şimdi beni dinleyin.

İvan ilyiç öldüğünde kaç yaşındaydı hatırlamıyorum. Ama çok ızdırap çektiğini hatırlıyorum. Dünya, var olduğundan beri belki milyonlarca belki de milyarlarca İvan İlyiç ile karşılaştı. Aynanın karşısına geçin ya da geçmeyin fark etmez, ''İvan ilyiç olmak istiyor musun?'' sorusunu ben yani kendiniz olan ben'e yöneltin. Tabi her şeyden önce İvan İlyiç'ı okuyun.

Burada yazdıklarımla beni elbette tanıyamazsınız fakat fikir sahibi olabilirsiniz. Tıpkı az önce uzunca bir paragrafla yaptığım gibi. Değerli sizlere kendimi böyle tanıtmak istemezdim ama sizi bilmediğim halde bunları yazdığım için bile bir takdiri hakettim.

Bir de ''dans''a ''raks'' deyince havalı olmuyor mu ya?