Taha Aydıner

Hayat denilen ilginç evrem 11 Eylül 1995'te başladı. Bebekliğimden bir şey hatırlamadığım için hikayeme çocukluğumdan başlamak daha iyi olur diye düşünüyorum. Bursa'nın Yıldırım İlçesinin Teleferik semtinde yarı tahta- yarı beton bahçeli bir evde geçti çocukluğum. Yalnız bir çocuk olmak her zaman en iyisiydi benim için. Yaşıtlarımı da pek sevmezdim ayrıca. Zaten bu nedenle misafir geldiğinde çocuklar oyun oynarken ben büyüklerin yanında oturur onları dinlerdim. Birde bahçe var tabi. Orası yalnızlığımın yok olduğu dakikaların mekanıydı. Tahtalardan yaptığım kılıçlarla prensesler kurtarıp, ağacın en alt dallarına zorla çıkıp sonra birilerinin önünü kesiyormuş gibi atlardım. Güzeldi yani genel olarak bu dönem. Tabi güzel olan çoğu şey gibi bahçenin de bir sonu vardı. Farklı bir yer farklı bir ev ama aynı çocuk. Benim için değişen tek şey artık ağaçlardan değil, koltuklardan zıplıyor oluşumdu. Çocukluk için bu kadarı yeterde artar bile bence. Zaten okulda öyle ilginç bir kurum sayılmaz. Sürüsüyle çocuğun içine hayalleri ile girdiği, çıkarken tüm hepsini geride bırakıp; yetişkin adını almış robotlara dönüştüğü bir yer sonuçta... Yani bu hikaye burada biter. Şimdilik..