Fatih Emir

Edirne

Takvim kullanmayı sevmem ama isadan sonra 1992 martının 18inde Bursada doğdum. Çocukluğum burnumu, kolumu kırmakla, kendime göre çamurdan sanat eserleri yapmakla, medeniyetler kurmakla, amcamın gazına gelip futbolcu olma hayalleriyle geçti. Hani biz büyüdükten sonra kirlenmek güzeldir diye bi reklam çıktı ya işte benim çocukluk anlayışım oydu. Annemde pek bişey demezdi. Bir çerkes çocuğu yetiştiriyordu sonuçta rahat büyümem, istediğimi yapmam gerekirdi. Sonra okula gitçeksin dediler o zaman pekte diretemedim aslında ama okuldan bi bok olmıcanı artık öğrenmiş oldum. 10 yaşımda ailemin pekte anlamadığım bir kararıyla Susurluğa taşındık. En başlarda baya zor oldu ama yinede alıştım. Sonra geldik liseye. Susurluk Lisesi... İyiydi hoştuda ben okulu sevmiyordum vakit kaybetmeden oda bitti. Sonra üniversite... işte burda biraz vakit kaybettim tabi. İlginç bir dönemin ardından Trakya üniversitesine geldim yani bir süre Edirnedeyim...Bu aralalar burnumu, kolumu kırmayı bıraktım ama vücudumda 2 tane değişiklik oldu 1 kafam yarıldı 2 kaşım patladı. Biri Galatasaray diğerdi Çerkeslik için... Pişman mıyım? Hayır, onlara apolet gözüyle bakıyorum, yine olsa yine yaparım. Değer yargılarıma saygısızlık yaptırmam aga sen beni bir de kavgada gör, hamiyetten gözlerin dolardı... Neyse çamurla oynamayı bırakalı baya oldu, artık medeniyetleri beynimde kuruyorum ama futbola halısahaların yıkıcı forveti yeri geldiğinde geçilmez kalecisi olarak devam ediyorum :)

var mı pes oynıcak olan?

  • Education
    • Trakya Üniversitesi