Macha Vosegus

Yemek yemeye, su içmeye, uyumaya, nefes almaya ne kadar ihtiyacım varsa yazmaya da o kadar ihtiyacım var. Konuşmadığım, konuşamadığım, yaşamak isteyip yaşayamadığım, gitmek istediğim ama gidemediğim her yere tek seferde gidebiliyorum. Yazarak dolduruyorum zihnimde ruhumda açılmış boşlukları. Gerçek kimliğimden uzakta yaşıyorum. Yavaş yavaş beşer özelliklerimi kaybettiğimi de hissediyorum tüm o süpersonik karakterlerimle. Yalnızlığımı gideriyorum zihindaş arkadaşlarımla. Tüm sıkıcı, monoton hayatımı bir kenara bırakıp dalıyorum zihnimin derinliklerine. Kollarımı iki yana açmış bungeee jumping yapmak için o büyük heyecan dolu boşluğa bırakıyorum kendimi. Özgür hissediyorum kendimi sınırların olmadığı o güzel şehirde.

Yalnızlık; yeni kimlikler doğuruyor zihnimde. İsimli, isimsiz kahramanlar hayat buluyor. Benimle bir düşünen, benimle bir konuşan, küfreden, dua eden, günah işleyen.. Asıl kimliğimi kaybettiğimi düşünüyorum onca karakter arasında. Zihnimi işgal ediyorlar, istediğimden mi bilinmez ama aralarındaki asıl 'ben' boğuluyor.

İzmir ve İstanbul arası mekik dokuyan, attığı her adımda ikilimler yaşayan, düzenini oturtamamış, yaşı on sekiz, Akrep burcunda, kendini 'kendi' dışındaki zihnindeki tüm karaktere bürüyen bi acayip kız.