Arif Uysal

İzmir, Türkiye

Yılın bilmediğimiz ve anların spekülasyonları takip ettiği kadim bir gecede tarih yapraklarının eski ve sararmış yaprakları tozdan ve küften baharat ve soyadan geçirildiği bir an o kağıtların üzerinde 9 temmuz yazısı belirdi.

Aslında karanlığı parçalayan bağırışlar ve inlemeler bir doğumun değildi. Etraf tıpkı 600 yıl önce Kont Vilademir Dracula'nın doğum anı gibi karanlıklara bürünmüştü. Aynı kader bir kez daha o Tanrının unuttuğu lanetli topraklarda ona hayat veriyordu.

Saatler uzun süre seyir etti yıldızlarla eşdeğer düzende. An geldi ve 3. günün şafağında ölüler diriir beyitiyle dünyaya gelmişti Arif Uysal. Başladığı macera ora için tek bir nefeslikti. Tarih ve kadim bilgi onu hiç bitmeyecek olan bir maceraya sürükleyecekti.

Rusya Tarih : Gizli Kaynak saat 21:52

Ve biz ölüleri dirilttik yaşayanlar onların yerini alsın diye. - Matta.

Sözün bile buz tuttuğu bu topraklar onu bir sürü soru perdesiyle buraya getirmişti. Kadınların bir su kadar meşhur ve bol oldğu bu topraklar onun kaderinin başlangıcı olacaktı. Kader ağlarını örüyordu.

Ve bu serüven ün, şöhret içerisinde katlayarak devam edecekti. Bu macera ismini bilmediğimiz karakterler nedenini asla öğrenemeyeceğimiz gizli gerçeklerle onun hayatına yer edecekti.

Hayatının bu kadim geçmişi ve maceralarla dolu döneminden hazzını aldıktan ve sıkıldıktan onra kafasını dinlemek için burayı tercih etti ve yerleşti. Kimileri öldüğünü söyledi kimileri yaşamının bir zerresinin pamukçuk taneciği kadar büyüdüğünü ve en üst kademeye erdiğine inandı.

Bir gece döndü. Elinde vodkası, hava soğuk ve tıpkı bir 2036 kışı gibi adeta ölümü koklarken ağzından tek bir cümle çıktı ;

Bizi öldürmeyen şey ancak güçlendirir...