elif batan

Soyadımın evrene yaydığı negatif enerjiyi durdurmak için çabalayan bir insan evladıyım.

ilkokul ve orta okul dönemimi hiç hatırlamıyorum. Eğitim ve aile hayatım flash backlerden ibaret. Hani uyanırsın ya ben bişi gördüm ama neydi? Hah öyle.

Zaten orada eğlenceli, atraksyonlu bişi de yok, çoluk çocuk muhabbetlerini 5 paragraf anlatabilirim ama kim ister?

Velhasıl Aydın doğan iletişim lisesini kazandım, 15dklık otobüs yolculuğunu uzak bularak kazanmama rağmen okumayı tercih etmedim. o dönem mantıklı bir neden gibi gelsede sonradan saçmaladığımı farkettim. Bunu fark etmenin 7 yılımı almış olması, belirtmek isterimki zekamdan şüphe duymama hiç bir zaman sebep olmadı.

Lise ise bilumum geyiklerle geçti sosyal bilimleri isteyerek ve severek okuyan sınıftaki tek kişi olarak, bücürükten psikoloji, felsefe hatta mantık sever bir insan olup, hayatıma yön çizmeye (yön vermiyorum, çiziyorum farkındaysan resmim iyidir) bilinçsizce başlamıştım.

Geldik üniversite sınavlarına, ilk yıl sanat tarihi okuyayım dedim. Kimse aç kalmamı istemedi. Hayatları pahasına önüme geçerek, tekrar üniversite sınavlarına hazırlanmam için yalvardılar. (hoş yine aç kaldımda)

Ve tam isabet olan İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesine ilk tercihim olarak yerleştim. Neyseki bu sefer halkalıdan toplam 1 saat 30 dakika süren yolu dert etmemiş olucamki kaydımı yaptırdım. Lisansım ise halkla ilişkiler ve tanıtımdı. Tanıtım nedir ya? reklamcılık o reklamcılık. Halkla ilişkiler kısmına ise sizi düşündüğüm için hiç girmiyorum, yazı gerçekten bitmeyebilir.

Bir ara kafa göz yardırmaca ingilizce öğrenmiştimki ne işe yarayacağını tam olarak bilemeden aldığım pedagojik formasyon beynimi formatladı ve nebiliyorsam unuttum diyebilirim. 3 binliraya 3 kur aldığım kursuma buradan sevgiler...

Her türlü abidik gubidikliğe rağmen güle oynaya üniversiteye başladım. Sonra ne oldu bilmiyorum ama zaman solucanına denk geldiğim kesin. Birden 4. sınıf oluverdim.

Salak salak yerlerde stajlar yaptım. Aptal aptal yöneticilere ve kabiliyetsiz sadece yalakalıklarıyla hiç bir iş yapmadan para kazanan onlarca asalak insana rastladım.

Şimdiye kadar ofisinden yönetimine kendimi çokta ait hissettiğim bir çalışma ortamına malesef kavuşamadım. Arayışım sürüyor, neyseki pes etmedim.

Bir mad women olmak vardı yavrucuğum ama hayat yalnız filmlerde o kadar güzel.

Bu arada tam bir ikizlerim.

Öptüm,

By.