elmasay aykut

antalya

Mesele küçücük bir fikrin kalemin ucundaki mürekkebe, büyüyerek tasarıma, daha da olgunlaşıp serpilince bir markaya dönüşen bu biraz hüzünlü, biraz düşündürücü hikâyede benim başrolü nasıl kaptığım…

Tasarım bir hikâye elbet. Okkalı bir girizgâh yapabilmek için önce görmek gerek. Düşle fikir yekvücut olabilecek mi? Burası önemli; İlk zamanlar ben de tökezledim. Bir ileri bir geri… Kimi zaman fikir tuttu düş düştü, kimi zaman ikisi de çöpe gitti. Yavaş yavaş, serin serin piştim. “Oldum” demiyorum ! Sanatta oldum demek için çok yol var gidilecek.. Peki ya sonrası…

Sonrasında renkler kalıbının adamı olabilecek mi? Çizimler tirübüne oynayabilecek mi? Tüm bunlar olurken heyecan orada bir yerde duruyor mu? Peşinden yalın ayak gittiğim bir fikir beni çıkmaz sokağa da çıkarabilir. Tasarımın derin suları seni aşağı da çekebilir. Bu risklere rağmen doğru oynamak gerek kozlarını. Ellerinde doğan bir markanın neye ihtiyacı olduğunu en iyi bilen yine tasarımcıdır. Burada mütevazılığı elden bırakacağım müsaadenizle. Ben dere tepe düz giderken pek çok markanın doğumuna, büyümesine şahit oldum. Seyyah oldum Adobe diyarlarında.

Ee peki cillop gibi bir tasarım ortaya koyabildik mi? Zurna buralarda bir yerlerde zırt diyor. Mühim olan noktayı koyabilmek…

Selametle…

  • Work
    • antalya grafik ve tasarım ajansı
  • Education
    • Antalya İsmet İnönü Anadolu Meslek Lisesi