Emre Can Yüksel
Kendimi bildim bileli dünyadayım. Yaşamamın bir anlamı yok. Yakışıklı sayılmam. Yeteneklide pek değilim. Yanımdayken gülebilen azdır. Mahkeme duvarı gibi bir suratım var 7/24 somurturum. Uyurken bile şikayet ettiğim söylenir. Takip ettiğim dizi yok, program vardı, bitti. Sigara içmiyorum ama ciğerlerimin sağlığından şüpheliyim. Konuşurken uzun cümle kurarsam lafı bitirmeden nefesim kesilir. Kulaklarım iyi duymaz, mutlaka 2 defa tekrarlatırım.
Ama tüm bunlara rağmen beni sevdiğini sandığım biri vardı. Halen umuduyla yaşadığım kişi. Bir gün terketti gitti. Haklıydı, kimse böyle birini istemezdi. Ancak bende kimsede olmayan bir şey vardı. Sevgi diyeceğimi sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Uçsuz bucaksız nefret. Dünya'ya içindekilere kendime. O giderken tek varlığımı götürdü. Gittiği için bile sevesim var. Gerçekten umutsuz vakayım.
Keşke bir atlı karıncanın üstünde sabahtan akşama kadar dönüp yinede midem bulanmasaydı.
Aslında böyle biri değildim. Ne oldu da değiştim? Onurumu nasıl böyle bir siyah sayfada harcayabiliyorum? Boşverin.