erdem çelik
Ben:
Uyuşuk, tembel, dağınık, odasında ortopedik yatağı olmasına rağmen odasındaki kanepede uyumayı tercih eden, sigara seven, canı sürekli bira çeken, sürekli aynı şeyleri giyen, hayatta ne iş yapacağına karar verememiş ama yapmayı çok istediği bir şeyi olan, motorsuz hava araçlarını seven, sabahın köründe olan derslere illet olan ve çoğu zaman bu durumu derse girmeyerek protesto eden bir üniversite öğrencisi, depresyona girmeye meyilli,severek sevişmeyi seven, gamsız gibi görünen, çok fazla soru soran, Feridun Düzağaç hayranı, aldatılmış... bir adamım. Hani, tam açarken kırılan konserve kutusu halkası gibi... Boxer arkasındaki kaşındıran etiket gibi. Böyle nasıl denir ? Hımm... Şarap şişesini tam açarken, yarısı kırılan mantar var yaa o'nun gibi işte. Öyle sinir bozan.Tuvalet terliğinin içindeki su gibi mesela... sen görmezsin o'nu, giyersin ayağın ıslanır hani.Hee! O'nun gibi işte. Öyle ''pis'' bir insanım ben. Kedileri seviyorum. Hiçbir zaman tüketim toplumunun hazırcı aşığı olmayacağım.