İSKENDER ER

Yaşım oldu 19; Doğduğum günden beri hayatın bir sınav olduğuna dair bir çok kanıtla karşılaştım. Evet hayatım bir sınavdı bazen kolay bazen zor bazen sıkıcı bir sınav. Hayatım boyunca bir çok soruyla karşılaştım bazen cevabı vardı bazen yoktu. En çokda cevapsız sorular canımı sıktı ve beni zorladı. Canımın yandığı zamanlarda oldu, mutlu olduğum zamanlarda. Canım yandığında "hayat bu, herşey beklenir" dediler. Mutlu oldum ama yine içimde bir korku vardı. Mutluluklar hep kısa sürerdi çünkü, bunun bilincindeydim. Hep hayallerim vardı, onlara koşar adımlarla ilerliyordum. Hedeflerim, isteklerim, gelecek düşüncelerim ve benzeri. Büyüdükçe onlara daha çok yaklaştım. Yaş 18 olayı vardır bilirsiniz. İnsan 1 adım atlar 18 yaşında. Hani büyür, çevresi tarafından saygın biri olur(yaş olarak). Ehliyet alır mesela, kısaca artık yetişkin olur ve kendi kararlarını kendisi verebilir. Neyse gezdim tozdum, gençliğin tadını çıkardım. Büyüklerim hep uyardı, nasihat verdi. Bunu böyle yapma şunu şöyle yapma diye. Siz yapmadınız mı zamanında? dediğimde ise yaptık ama şu anda pişman olduk. Cevabını verdiler ama ben yinede pes etmeden devam ettim hatalara gençliğin verdiği o kıpırtı ile. 18 yaşına gelmek için çok bekledim, o kadar çok bekledim ki bazen o kadar bunaldım ki onu bir tek ben ve geride bıraktığım 18 yıl anlayabilir. Acısıyla tatlısıyla tam 18 yılı geride bıraktım AMA; o 18 yıl bana 180 yıl gibi gelmişti. Anladım ki birşeyi beklediğinde daha geç geliyor. Günler su gibi akıp geçti, 19 oldum. Kendime güvenim arttı büyüdüğümü anladım. Lise bitti, İş hayatını düşündüm. Gelecek kaygısı başladı, gerçek kimliğimle tanıştım. Bunlar oldu derken yaşım oldu 20! Ve 20. yaşımın doğum günü gecemde şöyle bir bakacagımda arkama ne kadar çok hata yapmışım meğer. "yapma, etme" diyenleri dinleseymişim keşke. Diye düşündüm ve 18 yaşın cüzdanımda ki ehliyetten başka birşey vermediğini anladım. Şimdi 19. yaşımın ilk. günündeyim ve düşüncelerim çok çok değişti. Gerçek kimliğim ve ben hayatıma devam ediyoruz.