Ender KAVRAN

Benim meşrebim zordur, Toprağım kıraç yerden alınmıştır.

Her bitki büyümez üzerimde Suyum ekşimiş şarap gibi tatsızdır

Soluğum yalçın kayaları parçalayan rüzgarlar gibi delidir

Umuttan çok kuşku vardır yüreğimde, hoşgörüden çok öfke vardır

Nedensiz düşmanlık gütmesem de, olur olmaz şeye sevgi beslemem

Ne hesabını veremeyeceğim bir günüm oldu ne de vicdanımı lekeleyen bir geçmişim...

Ne hissettiysem onu söyledim , onu yaşadım.

Yaşadığım bir tek andan bile pişmanlık duymadım.

Asla keşkelerim olmadı. Hiçbir zaman kendimle vicdan mahkemesi yapmak zorunda kalmadım.

Karşıma bazen gerçek yüzler, bazen sahteler çıktı ama olsun ben yine sadece hislerimle yaşadım.

Asla sevmediğim birine seni seviyorum demedim , ya da asla birini severken karşılığını beklemedim.

Dostluğuma değer biçmedim , sevgime ise hiçbir zaman sınır çizmedim.

Sevdiysem sonuna kadar gittim,bitirdiysem öldürse de hasreti geriye dönmedim.

Bazen çok kırıldım, bazen belki de kırdım ama hata insana mahsustur dedim.

Affettim , af diledim.

Kimileri birden fazla kırdılar kalbimi ama ben onları yinede affettim.

Onlar belki beni saflıkla yargıladılar.

Belki de içten içe sinsice güldüler ama asıl unuttukları şuydu:

Ben aldanmadım.

Aldanan her zaman kendileri oldular ama bunu anlayamadılar.

Basit biri değilim, Gözlerimi kanatırcasına ağladığım gecelerim de var, Kahkahalara sarılmış anılarım da.

Herkes kadar dertli, bazılarından fakir, çoğundan zenginim.

Küfemde taşıdığım hayallerim, Söylenecek şarkılarııım, Paylaşılacak dostluklarım var.

Bilmeyene sevmeyi öğretecek kadar büyük kalbim, Gidene beddua edemeyen dilim var.

Yüreğimi korkak büyütmedim ben, Kaybettiklerim dağıttığım servetimdir.