Ferhat Takır
ayı günü önemli değil ama yine de söyleyeyim. 1990 yılında dünyaya gelmişim. Tabii gerçek tarih 20.06 dır, annem söyledi. Dünyaya geldiğimi görmedim, bu yüzden –mişli geçmiş zaman olarak anlatıyorum. Gelmişim gelmesine de "gelmez olaydım" dediğim uzun yıllar oldu ve son birkaç yıldır "iyi ki gelmişim, iyi ki varım" deyip basıyorum kendimi bağrıma...
Şu ana kadar ki yaşamıma "Çok şükür" diyorum, sen de kendi yaşamın adına benim yaşadıklarımdan ders çıkar. Urfa'da Tepe Mahallesinin çıkmaz sokaklarının birinde dünyaya gelmişim. Güzel bir yaşamdı benimkisi. Daha üç yaşımdayken babam camilere cumalara götürürmüş beni. Ki çoğu insandan farklı bir özelliğim varmış. Henüz 9 aylıkken konuşmaya başlamışım. Vay be, ben neymişim böyle. Okula başlayana kadarki hayatımı pek hatırlamıyorum gibi. Hatırladığım bir şey var; babamın bozuk para dolu ceketi ile eğilip cebindeki (eski para ile) 50 lira 100 liraları almama izin vermesi ve kirli çoraplarla eve gelmemden dolayı ablamın süpürge ve terliklerle beni kovalaması.
Yedi yaşımdan itibaren her şeyi, ama her şeyi hatırlıyorum. Demek ki bende hayatı dolu dolu yaşayanlardanım. "Ömür su gibi akıp gidiyor" demeyenlerden biriyim bende. Yani bardağın dolu tarafından bakmak gibi bir maksat yok, her tarafı dolu.
Mavi bir önlük, üzerinde Ninja kaplumbağalarının resmi olan bir mavi çanta, birkaç defter ve yeni alınmış lastik bir ayakkabı. Ayakkabılarımla dalga geçilmesini hiç unutmam, "lastiklere hava vurdun mu?" derlerdi. Okula ağabeyimin elini tutarak giderdim. Ağabeyim o zaman üçüncü sınıftaydı. Okul, kendimi gösterebileceğim bir yer değildi. Ki bu konudaki kesin yargım ömrüm boyu sürecektir. Okuldan geldiğim ikinci gün, önceki gün yaptığım gibi çantayı bir tarafa, önlüğü bir tarafa attıktan sonra annemin pişirmiş olduğu tandır ekmeğinin arasına bir şeyler doldurup arkadaşlarla oynamaya gitmiştim. Öyle J
O günlerden, liseyi bitirene kadar hem çalışıp hem de okumaya devam ettim. Bazen ailemin yardımı, bazen de kendi çabalarımla ve aynı zamanda ağabeylerimden kalma kıyafetlerle öğrenimimi sürdürdüm. sekizi erkek ve bir kız olmak üzere dokuz kardeşiz, ben dokuz numarayım, ve sırada mükemmel adamı anlatmaya geldi babam! Evet babam hayatımda idolüm. Kahramanım kısaca yaşam felsefem. Hani bir tabir vardır büyüyünce bende babam gibi olacağım işte aynen öyle.
Li