Mustafa

Kendimi bildim bileli Galatasaraylıyım, çocukken evimiz Beşiktaş'ta olmasına rağmen her maç çıkışı binlerce Galatasaraylının maç çıkışına şahit olup o insan selinin, o muhteşem curcunanın vermiş olduğu sevda ile zincirlendi gönlüm Galatasaray'a. İlk önce atkı şapka almak için o kalabalığa giderken sonrasında bir tutkuya dönüşeceğini nerden bilebilirdim ? Kalabalığa,curcunaya karışmak bir süre sonra yetmedi, Ali Sami Yen stadına gitmeler başladı 12 yaşlarında galiba, tabi her gidişte aman ailem benim yokluğum farketmesin diye ettiğim duaların haddi hesabı yoktur, stadı gördük sonra farkettim ki maçın son 10 dakikası kapılar açılıyor, o stada girmeliydim ki girdim, kısa boyla arkadalardan insanların bacak aralarından tutuldu bu kalpler, gol sevinçleri gibisi yok, hüzün,sevinç...10 dakikalık maçın arkadaşlara anlatışı 10 gün sürerdi, sonra ilk bilet alındı, sonra efsanelere şahit olundu sonra nerden bilebilirdim her Galatasaraylının hatırlamak istemediği bir maçta(Tromsobeyler :( :) ) eşimle tanışıp evleneceğimi...

2005 yılında Liverpool-Milan maçına arkadaşın gazıyla 3 saat öncesinden yola çıktık, Taksim'de Liverpoolluların otobüsüne polislere çaktırmadan binip maça gittik, kapıda birini ayarlayıp çok ucuza iki kişi maça girdik ilk yarıyı Liverpoollularla izleyip,2. yarı Milanlıarın yanına geçtik, bu kadarda ballıydık o gün :) O günlerde Liverpool'a bir hayranlığım oldu, taraftarı ve takımını sevdik, gönlümde herzaman yerin olacak dedik...

Yaz yaz bitmiyor, bitmezde kısa kesip kendime geleyim Kadir Has Üniversitesi mezunu bir yazılımcıyım, freelancer olarak evden çalışıyorum, işimi çok seviyorum. Bazı efsaneler benim için hiç uyumaz dese de en az 8 saat uyurum.

5 Yıldır Londra'da eşimle beraber yaşıyorum, herkesin Bir gün döneceğiz yeniden dediği,bağırdığı beste benim için hala geçerli...