Furkan Dirice

Aşk kelimesine çok anlam yüklemek doğru değil. herkesin aşktan anladığı farklıdır. mesela bana göre aşkın karşılığı aşk maceradır yani şöyle anlatayım ben sana 1 gününü bilemedin 1 haftanı geçirmektir o kişiyle çok uzaklara gitmek sizi kimsenin bulamayacağı yerlere gitmektir.

Köyde yaşayan bir insana göre aşk aşık olduğu kişiyi en fazla ekmek almaya giderken görebildiği anda hissettiği şeydir. daha modern bir insana göre aşk aşık olduğu kişiyle sevişmesidir.

Vücuduna jiletle bir kızın adını kazıyan bir erkeğe göre aşk arabesk şarkılardır. sevdiğini söyleyemen kişiye göre utanmaktır. bazısına göre sevdiğine kıyamamaktır. 5 dakika göremeyince özlemektir. aşkına karşılık bulamayana göre aşk acıdır.

Daha bir sürü yazabilirim böyle örnekler. aşkın o kadar farklı anlamları vardır ki hepsi ayrı bir kapıya açılır hepsi başka bir dünyaya aittir. aşkı nesnelleştiremezsiniz kesinlikle özneldir. bazıları aşkı acıklı bir şarkıda bulurken bazıları hareketli bir şarkıda bulabilir.

Bazen gittiğin bir mekanda onu başkasıyla görmektir aşk. Bazen hiçbir yere gitmesen bile odanın duvarında onu görmektir aşk. aşk kendinden kendi isteğinle vazgeçmektir. eğer buna değerse gurur duymak, değmezse pişman olmaktır aşk.

Bir saniye bile düşünmeden hayatından herkesi çıkarabilecek kadar umursamaz olmak ve bir gün yine yalnız kaldığın zaman utanmaktır aşk. güzel anılar biriktirip ayrıldıktan sonra her biri için saatlerce ağlamaktır aşk.

Ve eğer aşık olduysan ; aşk: unutamamak değil unutmamaktır. çünkü aşık olduğunda nasıl biriysen sen aslıdna öylesindir aşıksan kendini saklayamazsın. aşkın en güzeli sadece aşık olduğun kişinin sana duyduğu şey değil senin de kendine aşık olmandır.

Aşk için bir sürü şey yazılabilir ta ki bitene kadar.

Aşk bitince yazdığın şeyler artık aşk değil aşkın içine sokuşturmaya çalıştığın acıdır sadece.

Başka bir aşk çeşidi daha vardır, en acımasız olanı. Kurbanlarını neredeyse öldüren türde. Karşılıksız aşk. The holiday

..çünkü seviyorum

"lan yok diyorum işte en olması gereken zaman ama yok, sarılması lazım ama yok, başını omzuma koyması lazım ama yok, beraber izleyeceğimiz film çok ama yok, acım yemek yapmamız lazım ama yok, beraber uyumamız lazım ama yok, gözlerimin içine bakarken uyanmam lazım ama yok, yapacak o kadar ÇOK şey var ama o YOK ama bu kadar YOK'ken BİLE OHA denecek kadar ÇOK"