Ezgi ARSLAN
I-2-)Ortadoğu Neresidir:
Her şeyin hızla değiştiği dünyamızda, para, petrol, silah ve güç kullanmak suretiyle, “DIVIDE and Rule” yani “Böl ve Yönet” ilkesinin üzerinden hiç kalkmadığı, paylaşılamayan topraklar, sınırları belirlenmemiş suni olarak yaratılmış devletler; etnik, dini ve mezhep kavgalarının bitmediği, kasten bitirilmediği için çatışmaların sürdüğü bölgedir “Ortadoğu”.
“Ortadoğu neresidir?” sorusuna aslına coğrafi konum olarak verilecek çok farklı cevaplar vardır. Şöyle ki; Meydan Larousse Ansiklopedisi buna şu cevabı vermektedir, Akdeniz kıyısındaki devletlerle (Türkiye, Suriye, Mısır, İsrail, Lübnan), Arabistan, Irak ve İran’ı içine alan bütünü, Ortadoğu kapsamına almakta ve bu terim çoğunlukla Yakındoğu adıyla ifade edilen bölgenin tamamı için kullanılmaktadır.
“Ortadoğu”, Batı’nın ve özellikle A.B.D.’nin kendi stratejisini belirlemek için kullandığı bir kavram olup, Osmanlı İmparatorluğu’nun Avrupa dışındaki toprakları yani; Türkiye, Suriye, Lübnan, Ürdün, İsrail, Arap yarımadasını, Kuzey Afrika’nın bütün ülkelerini içine alan ve doğu sınırı Kasr-ı Şirine kadar uzanan bölge Ortadoğu olarak kabul edilirken ; Alman şarkiyatçı Udo Steinbach, Arap Birliğine dahil bütün ülkeleri, İsrail’i, Türkiye, İran, Pakistan ve Afganistan’ı içine alan bölgeyi Ortadoğu olarak adlandırmıştır.
Yukarıdaki bilgileri de okuduğumuzda görüyoruz ki; “Ortadoğu”, emperyalist güçlerin tarihsel süreç içerisinde hakimiyet kurmak için dini, etnik ve mezhep gibi farklılıkları tahrik ederek üzerinde etkili olmak için çalıştıkları, ama sınırları kesin olarak belirlenmeyen, emperyalist çıkarlar için birbirlerine kırdırılan etnik açıdan genellikle Türkler başta olmak üzere, Araplar, Persler, Yahudiler, Ermeniler ve sözde Kürtlerin yaşadığı Asya ve Afrika’daki yerlerle, biraz da Balkanların bir kısmını içine alan geniş bir bölgeyi kapsamaktadır.
Özetleyecek olursak; Batı dünyası, bugün Ortadoğu kavramının dar anlamda Türkiye, İran, Mezopotamya, Arap Yarımadası, Körfez ülkeleri ve Mısır’ı içine alacak şekilde kullandıklarını söylemek mümkündür. Bu kavramın kapsamını daha da genişlettiğimiz de; Libya, Sudan, Eritre, Cibuti ve Afganistan’ı da içine alacak şekilde geniş anlamda kullanıldığı; bazı çalışmalarda ise daha da genişletilerek Atlas Okyanusundan Mısır’a kadar tüm Kuzey Afrika’yı içine alacak genişlikte bir terim olduğunu görürüz. Hatta yapılan bazı çalışmalarda; Ortadoğu kavramı içine, Kafkasların ve Orta Asya’nın da dahil edilerek ka