İrem Dinç

Lafa hep nereden başlayacağımı bilemem. Neyse adımdan başlayayım ben İrem.Küçükken hep kasiyer olmak isteyipte şuan genetik mühendisi kararı alan bir şahısım.Çok aceleye geldi bu karar yoksa kasiyerlikte liderliğe koşardım ben.

Neyse neyse.. voleybolla acayip haşırneşirim.Hatta voleybol turnuvalarında karşı takımdaki kızın çelmesiyle fileden karşı tarafa uçup bileğini kıran ama yinede kupayı alan benim o ben.Uyumadan önce birşey hayal ederim,rüyamdada onu görürüm. Böylede bilinçaltımı eğitmiş biriyim.Çok açıksözlüyümdür,korkmam söylerim.Sonuçta karşımdakinin iyiliği için gerçeği öğrenmesi gerekir.Duygusal halim anında değişebilir.Ağlıyorsam, 10 dk sonra gülerken bulabilirsiniz beni.Aslında beni ağlarken pek göremezsiniz. Hayat felsefelerimden biride 'Ağlamak küçük düşürücüdür,hele ki uğruna ağladığın kişinin yanında ağlıyorsan' düşüncesidir. Acayip yazasım gelir, sonrada felsefik değilim ben diye yazmam, öylede içimdeki yazarı öldürürüm.Acayip derecede neşeli görünürüm ama kimse bilmez içimden ağladığımı. Çok yakınlarım anlarlar bu halimi. Trip atmayı ve bana atılmasını sevmem. Direk söyle imada bulunma gibisinden ..Yalnız trip atmayıda pek bildiğim söylenemez yani. Gereğinden fazla sempatiğim. Bu bazen değişik durumlara yol açtı.

Değişik özelliklerim olduğu söylenir bunada doğrudur derim. Mesela Kıvanç Tatlıtuğ'u beğenmem, benim için erkek dediğin kazma değil sempatik olmalı gülmeli,karşısındakini güldürmeli. Bir bakışıyla içini ısıtmalı,Kıvanç gibi soğutmamalı.Jensen Ackles burdanda sesleniyorum; sen Kıvanç'tan daha iyisin bebeğim.

Facebook kullanmıyorum,gereğinden fazla saçmalandı bence. Tumblr'da arkadaşlarımın isteği üzerine açtımda pek yazamadım. Twitter'da takılı kaldım.

Neyse neyse siz sıkılmadan ben susayım. Hep böyle yapıyorum unutuyorum.

Bu arada merhaba.