Beyne'l- Kevâkib
"Hâmuş" derdi Mevlânâ kendine ''Hâmuş''
Yani ''Suskun''.
Düşündünüz mü hiç bir şairin, hem de nâmı dünyayı sarmış bir şairin, yani işi gücü, varlığı, kimliği ve hatta soluduğu hava bile kelimelerden müteşekkil olan ve elli binden fazla muhteşem dizeye imza atmış bir insanın, nasıl olup da kendine ''SUSKUN'' adını verdiğini..?
Mesnevi'yi şerh edenlerin çoğu bu ölümsüz eserin "b" harfiyle başladığına dikkat çeker.
İlk kelimesi "Bişnev!"dir.
Yani "Dinle!"
Tesadüf mü dersiniz ismi "Suskun" olan bir şairin en kıymetli yapıtına "Dinle!" diye başlaması.
Sahi, sessizlik dinlenebilir mi..?
''BİŞNEV!"...
"...Ben konuşmaktan ziyade yazmayı tercih eden, zihnimi üşüten, kalbimi ısıtan sözcükleri kâğıda döken, genellikle alfabenin dışına çıkan, bilinmeyen diyarlarda bildikleriyle yoğun çelişkiler yaşayan, hayal ve gerçek arasındaki ince çizginin tam üzerinde, çaresiz, öylece duran biriyim..."