kırmızı tren

kulaklarım uğulduyor heyecandan
gözlerim kararıyor,büyüyor, büyüyor ruhum
bir uzun yol treni olup gara giriyor.raylarda kızıl kıvılcımlar.

uzak bir yerlerde bir kum fırtınası çıkıyor,
ağaçları köklerinden sallıyor.
ağaçlar ki saçları yeryüzünün
gizli bir el savuruyor, çekiyor koparırcasına.

acı bir çığlık ,bir inilti gibi tren düdüğü,
uğultusu kulaklarımızda ninni gibi

o an ölümsüzüz.o an sonsuz.
zaman önümüzde diz çökmüş,
yaramaz bir çocuk ağlamaklı ,özür dileyen.
“son durak” diye bağırıyor biletçi, çok da dert sanki..

istasyonda, köşede
bir çocuk fotoğraf çekiyor
uzun kirpiklerini tatlı tatlı kırparak
kırmızı trenin uğultusunun, rayların sıcağının, yağmurun sesinin...