• Get started for freeGet your page
  • Features
  • Pricing
  • Log In
  • Home
  • Features
  • Pricing

Murad Çobanoğlu

Hayat bizi öyle yerlere sevk etti ki, biz nerde olduğumuzu bile anlamadan oradan taşındık. Kayıp bir kıtaydı bizim için aşk. Ve çoktan seçmeli bir sınav gibiydi. Bazen tutardı insanın şansı işte öyle. Sorunumuz neydi bilmiyorum. Ama ben onu her dakika aramak, o ise benim her aradığımda benden kaçmak istiyordu. Şöyle yazıyordu kitaplar bizim için; onlar çok çılgın aşıklardı. Biri bir kıtada diğeri ise başka bir kıtada. Birbirimize kavuşmak veya sevişebilmek için Kız Kulesi’ni de alet etmemiştik oysa. Ama yine de boğulmuştu o Sitiks Nehri’nde. Ve unutmuştu yaşayanlar dünyasını. İşte bu yüzden kurtarmıştı tanrılar bizi Nil Nehri’nin uçsuz bucaksız karanlığından. Bizim aşkımız ne suyu şaraba çevirebilmişti. Ne de şarabı altına. Öyle gündelik bir aşktı işte…