Abdullah Durak

Öncelikle sıkı bir Fenerbahçeliyim. 18 yaşındayım. Arkadaş çevrem pek yoktur, aslında var ama ben kimseyi arkadaşım olarak göremiyorum. Zor biriyim, acayip kıskancım. Çok utangacım, kimseyi üzmek istemem ama bazen elimde olmuyor. Çok fazla ilgi sevmem, cıvık insanlardan nefret ederim.

Mesela beni anlayan biriyle saçmalamayı çok severim, insanları güldürmek hoşuma gider. Umursamaz değilim sadece gözümde değerinin olması gerek. Kolay kolay kimseyle samimi olamıyorum. Yavşak biri değilim, olmayı da hiç tercih etmedim zaten. Tanımayanlar ilk gördüklerinde soğuk biri olarak göründüğümü söylerler fakat tam aksine eğlenceli biriyimdir. Ayrıca çevremdekiler romantik bir kişilik olduğumu da söylerler. Duygusal bir yapım var. Asla menfaatler üzerine arkadaşlıklar kurmam, kuranları da yanımda barındırmam. Kalabalığın içinde yalnız dolaşan biriyim ama tanıştığın zaman göreceksin ki sohbetim, arkadaşlığım güzeldir.

Göründüğü kadar havalı bi insan değilim. Hatta, hiç havalı değilim. Egolarımı tatmin edip başkalarını ezmek gibi bir çabam hiç olmadı. Bana dokunmadıkları sürece sıcak kanlıyımdır, bulunduğum ortama çabuk ayak uydururum, kolay kolay kimseyle uğraşmam, uğraşırsam da peşini bırakmam. Bana zıt gidilmesinden hiç hoşlanmam. Hava atılmasından da öyle. Yok şu var, yok bu var banane amk ya.

Biraz da aşk görüşümden bahsedeyim. Birini sevdim mi, çok severim abi. Hemde öyle böyle değil ha harbiden çok severim. Onu kıskanırım, fazla sahiplenirim. Hatta geçmişini yüzüne bile vururum. Bazen üzerim, hatta bazende ağlatırım. Bazende nefret ettiririm kendimden. Ama beni hiç sevmedin diyemez, benimle olan birisi. Çok çabuk aşık olurum ama kolay kolay vazgeçmem. Ama bitmiş bir ilişkinin peşinden de asla koşmam. Bitmişse bitmiştir, uzatmanın bir manası yok. Çoğu kez terk edildim, reddedildim falan. Böyle biri olduğum için uzun zamandır yalnızım. Hani bazılarının da dediği gibi ; sevmek yerine sikip atsaydım bende sevilirdim.

Kısaca bende böyle gereksiz, boktan birisiyim işte. Kimseye fazlasıyla güvenemiyorum. Bana her gelen, iyi davranan insana illa günün birinde tekrar gidecekmiş gözüyle bakıyorum. Hatta belki de gitmesi için çabalıyorum. Bilmiyorum bende böyle biriyim işte, kimin işine gelirse artık.