Sercan Akar
41.457028 - 31.796748
80'li yılların sonundaydı, kıçıma yediğim şaplak ile hayata gözlerimi bir doktorun elinde baş aşağı açtım. 90'lı yıllarda çocuk olmanın sonuna kadar tadına vardım, küçük bir şehrin en büyük mahallesinde.
Okullara gittim, ilköğretimi iki, liseyi üç ayrı okulda tamamlayabildim. Bunun bana dezavantajı olduğu kadar, avantajı da oldu. Bu sayede bir çok insan ile tanıştım ve sosyalleştim. O süre içerisinde tanıştığım insanların şuan %95'i ile görüşmüyorum orası ayrı tabii ki. 11 yıllık öğrenim hayatımı 5 ayrı okulda bitirdiğim gerçeği bir kenarda dururken, üniversite eğitimimi açık öğretimde tamamlamak en doğru karar olacaktı.
İnsanlarla iyi anlaşamadığım doğru. Şuan en iyi iki arkadaşımı bile ilk gördüğümde dövmeye yeltendim. Üstelik bunu yapmam için bir sebebim de yoktu ortada.
Hayata gözlerini açar açmaz, karşısına çıkan ilk bireyden, kıçına şaplak yiyerek şiddet gören bir bebekten, hayat içinde sakin ve sevecen olmasını beklemek bence hayalperestlikten bir adım öteye geçemeyecektir.
Sonuç olarak, ben şimdi büyüdüm, adam oldum mu? Hayır. Ama bunu siz söylemeyin. Şiddete meyilli bir yapımın olduğunu belirtmiştim zira.
Sevgilerimle.
Sercan Akar