Serkan ÇINAR
Oksimoronluk bir durumum yok. Elime fotoğraf makinası alıp dağ, taş ve böcek resimleri çekecek yüzeysellik yok bende. Derinlik de yok. Hem yüzeysellik içinde muazzam bir kaos barındırır. Ayrıca ben bu kimseleri sevimli ve mutlu buluyorum. Sanat diye uğraşana lafım olamaz zaten. Ama bende o da yok. O der iken anlamda kıpraşma olmasın. Yetenek! Yetenek!Sinema severim, ama çok film izlediğimi düşünmüyorum. Zaten bendeki sinema zevki kritiği çok fazla yapılmış filmlerdir. Kitap mı? Bir kaç kitap okudum ama bende kitap okuma alışkanlığı da olmadığından bundan da muafım. Spora ilgim yok. Maç izlerken başım döner, o denli tahammülsüzlük benim için.
Başarısızlığa tahammülüm yok gibi efelik laflar etmeme hiç gerek yok. Başarmanın ne olduğunu bilmiyorum. Başarmak der iken mevcut kapasiteyi çok fazla aşamadığımdandır. Ee bu başarısızlık değil mi der isen? Yok işte var olanı devam ettirmek.
Efendime söyleyeyim... Hah sosyal ilişkiler? Sosyalim işte... İnsanlar ile konuşuyor, telefonlaşıyor, yazışıyor beşeriyete ait sonu -yor eki ile biten her şeyi ben de yapabiliyorum. Ha sıklığı ne kadar der isen? Ya olduğu kadarı ile... Ayrıca beşeriyet kelimesini bir an unuttum googlemak zorunda kaldım. Telaffuz etmeye çalıştım onu bile bir an beceremedim.
Başka? Vallahi aklıma gelmiyor. Hah! Eklemeden edemeyeceğim; bu hakkımda yazılarını okuyanınız var mı? Ne işe yarıyor? Saçma, bööö... İvranç!
Zamanın ötesinden gelen edit: Kötülemeyin inbelerrrr!!!