Soner Bilal Kahveci
SoNeR BiLaL KaHVeCi Dört çocuktan en küçüğü bendim. 1986 Ocak ayının 11'inde dünyaya geldim. Babam emekli olduktan sonra doğmuşum.Ben doğduğumda İzmit'in en soğuk kışı yaşanıyormuş. Annem tekne kazıntısı derdi hep benim için. Kaç yaşında olursam olayım hala küçük bir çocuğum onun gözünde. Tatillerde eve geldiğimde her sabah bir bardak süt verir. Küçüklükten kalma alışkanlık işte, dedim ya hala küçük bir çocuğum onun gözünde. Adımı seçme şansım olmadı. Babam soner koymuş ama nufusa bilal yazdırmış. Gerçek adımın bilal olduğunu ilkokula başladığım zaman öğrendim. Enteresan durum babamın adıda Bilaldi. Bilal oğlu bilal olarak devam etti tıpkı şaban oğlu şaban gibi. :) Fakat ailem hep soner ismini kullandı. Yaramaz bir çocuktum. Mahalledeki inşaatların 2. yada 3. katından kuma atlardım. Nasıl bi cesaretim varmış o zamanlar hiç bilmiyorum. Mahalle arkadaşlarımla sahildeki veysel amcanın bahçesinden ceviz çalardık. Çok kovaladı beni ama hiç yakalayamadı. Umarım hakkını helal etmiştir. Karşı apartmanımızda oturan Safinaz teyze, kapının önünde gazoz kapağı oynarken yukarıdan başımıza bir leğen su dökerdi. Bende onun ziline basıp kaçardım. Oda çok kovaladı ama hiç yakalayamadı. Oyuncaklarımı bozup yeniden tamir etmeyi çok severdim. Ama hiç bir zaman eskisi gibi olmazdı. :) İlkokulu evimize yakın bir okulda okudum. İlkokul öğretmenim Ayfer Gümüşel bana okumayı sevdiren tek kişiydi. 1-B sınıfının en haylaz öğrencisi bendim. Kızların saçını çeker, popolarına toplu iğne batırırdım. Çocukluk aşkım, sınıf arkadaşım Deniz'di. Onu sevdiğimi hiç söyleyemedim. Daha 4. sınıfa giderken tekrar aşık oldum. Sarı saçlı yeşil gözlü, bebek yüzlü bi kızdı o. Adının Gülse olduğunu 2 ay sonra öğrendim. Her akşam saat 8 gibi akşam yemeği yerlerdi. Onun dikkatını çekebilmek için balkona çıkıp flütle süper babayı çalardım. :) Belki 20 kere teklif etmişimdir.Hepsinde hüsranla döndüm. Çocukluk işte neler yapmışım.:) İlkokulu bitirdiğim veda gecesinde İbrahim Erkal'dan "Ah Şu Bekarlık" isimli şarkıyı söyledim. :) Yıllar sonra neden o şarkıyı söyledim diye kendime sorduğumda cevap vermekte zorluk çektim. Hangi bilinç altındaydım bilmiyorum. O yaştaki bir çocuğun evlilikle ilgili ne sorunu olabilirdi ki ? Henüz 13 yaşındaydım ve 99 un yazında depremle tanıştım. Yatağımdan nasıl fırladığımı bilmiyorum. O an hafızamda kalan annemin kelime i şehadetleri ve babamın "Yatağı kim sallıyor" diye bağırışıydı. Gökyüzünüdeki o kızıl havayı unutmak mümkün değil. Babam "Her insanın b