Thaligne

İstanbul

Şehre çok uzak olmasa da fikren ve zihnen uzak olan kayıp şehirde, Iron Maiden’ın uğursuz dediği yılda, Hasan Hüseyin'in ölmek zor dediği ayda, ilk günden tam 13 gün sonra doğmuşum. Bunun bana verdiği yorgunluk hissini çocukluktan itibaren düşlerime aksettirmiş, bunun sonucunda yarı silik bir kişiliğim olmuşmuş. Annemin tembellik, babamın yetersizlik dediği bu hallerimde hep filozofça bir tavır aramış, bunun sonucu sakarlıklarım artmış, dökülen kahvaltılığın sonucunda odamda düşünürken bulmuşum kendimi. Pek de başarılı olmayan duygusal hayatım, matematik ve fiziği bana bir kale haline getirmiş, yüksek ders notlarım nedeniyle okulun koridorlarında kovalanmışım. Kitap okumaya olan hevesim bazen artmış, bazen azalmış: Kendimi Tutunamayanlar’daki Selim Işık’ta bulmuşum. Parmaklarımı az buz çalabildiğim İlkgün’e, sesinin elektronik olduğunu zar zor fark ettiğim orguma ve ne, nasıl, neden, niçin’ini hiç bilmediğim -şimdi okumakta olduğunuz gibi- yazılarıma ayırmışım. Pek de bilinmeyen bir nedenden ötürü hayatı boş düşünmüş, bu boşluğun içinde varlığı ararken boşluğun; yokluğun biçimlendirilmiş hali olduğunu görmüşüm. Bunun kaçınılmaz sonucu olarak Dini Tasavvufi Edebiyat’tan bir şey anlamamış; sınav kağıdının üst kısmına “Bismillah” son kısmına “İlahi Aşk” yazıp çıkmışım. Sıkılmışım, bunu aşmak için bir şey de yapamamış, yazıp sizi de sıkmışım. Öyle garip bi’ adammışım…

Sınavlarım bittikten sonra yazdan itibaren albüm kayıtlarına başlayacağız. Progresif tarzda söyleyebilecek bayan vokal aranıyor.