TUĞÇETÜRKMEN
İstanbul
Ocak ayının 1'in de doğmam beklenirken, annemin o sıcacık olimpik havuzundan sanki bu dünya da çok bir şey varmış gibi hemen çıkmak istediğimden ötürü Aralık ayının 13'ün de dünyaya gelmişim. Denizci bir ailenin son ferdi ve tek kız çocuğu olduğumdan mütevellit üzerime çok titreniyor. İşin güzel yanı, bu beni hiç bir zaman şımarık bir kız çocuğu yapmadı.
İsmim için çok sancı çeken aile bireyleri ortak bir kararla Nazlı olmalı demişler, ancak babam kafa kağıdımı çıkartmaya gittiğinde Tuğçe ismini layık görmüş ve hiç tereddüt etmeden Tuğçe olsun deyivermiş. (Allah razı olsun o zamana göre modern bir isim seçmiş:) Ev halkı şaşkın tabi ki bu duruma ama zamanla alıştılar sanırım. Öyle gözüküyor en azından. Neyse devam edeyim ben.
Sarıyer de doğup büyüdüm. 2 abim, anne tarafından 11, baba tarafından 6 kuzenim var. Evli mutlu çocuklu olanları sayamadım(matemariği lise 1'de bıraktım da). Bununla birlikte 3 amcam, 4 teyzem ve 1 tane de dayım var. Sonuç olarak fazla kalabalık bir aile sayılmaz ama ben size burdan soyumuzdan bahsetsem Türkmenistan olaylarına girerim. Sonra da ben yazmaktan bıkarım siz okumaktan.
İlkokul, ortaokul ve lise dönemlerimi geçiyorum çünkü bir şekilde okuyup bu güne gelebilmişim. Artık Marmara Üniversitesi Basım Yayın Teknolojileri mezunuyum. Çocukluğumdan beri ressam olucam diye tuttursam da ona yakın bir dal seçip liseden Grafik Tasarım çıkışlı olup üniversitede de bunu devam ettirdim. Aslında, gözümü kapadığımda kendimi bir dergi de editör olarak görüyorum. O yüzden henüz kendime grafikerim diyemiyorum. Ama görüyorum ki BilgeAdam'dan grafik tasarım sertifikası alan herkes kendini grafiker ilan ediyor. Bundan dolayı rahatsızım ve sinirim bozuluyor.
Yay burcuyum. Özelliklerini her zaman taşırım. Elimin altında her an tatile çıkacakmışım gibi hazırda bekleyen bir bavulum mutlaka vardır. Bana gezmek olsun, özgürlüğüme düşkün olmam bu yüzden sanırım. Sabırlıyımdır, çok sabrederim fakat o sabır çizgim aştığı zaman gözüm kimseyi görmez. Bir kalemde silip attığım insanlar çok olmuştur. Tabu oynarken, bomba ne olur sorusuna patlar diye yanıt bekleyen arkadaşlarıma ilk olarak imha edilir diyecek kadar polyannayımdır. Hatta aşırı polyannayımdır.
Ama artık insanlara hayır demeyi öğrendim. Bu iyi bir şey sanırım. :)
Ha bir de çok eğlenceli..