Zühal Gültekin
Adana
Zühal Gültekin
Adana
Kalabalıklar arasında ufak bir evde doğmuş, sakin ela gözlü bir kız çocuğu. Çekirdek ailesinin en küçük bireyi, hayalperest ve adaletli yüreği. Hayat agresif davranmış ona acı biberler sürülmüş ağzına, sert terlikler yemiş poposuna ve canı çok acımış ama hiç ağlamazmış. Öğrenmiş doğruyu yanlışı sert tokatlarla. Tam 9 yıl sonra içindeki kahraman çıkıvermiş abisinin kurtarıvermiş bu minik güzel yüreklileri o kötü yuvadan. Orman gibi örtmüş sevgisini üstlerine annesi. Paylaşımcı olmayı öğrenmiş ablasından küçük kız sevmeyi keyif almayı öğrenmiş. Bu küçük kız okusun iyi yerlere gelsin diye hep lider olmuş yol göstermiş ailesi. Kitaplar okumuş küçük kız çok sevmiş sanatın, müziğin içinde kaybetmiş kendini. Okudukça rahatlamış, rahatladıkça aşık olmuş sözcüklere. Bu aşk içinde kuvvetli bir kıvılcım oluşturmuş. Her geçen gün daha çok okumak ve bunun sonucunda daha çok yazmak istemiş. Yazdıkları insanların yüreğine dokunsun istemiş. Çalışmış, en iyisi olabilmek için, yazı kariyerinin yolunda kendini kaybetmiş . Sözcükler doyurmuş karnını, duyguları su olmuş bir lokma kurumuş boğazına. Yıldığını hissettiği zaman sadakatle daha sıkı sarılmış yalnızlığına. Her kaybedişinde daha uzlaşmacı olmuş daha da yumuşamış hisleri. Başarısı güneş gibi yükselmeye başlamış zamanla. Ömrüne gün doğdukça mutlu olmuş, özgüveni artmış umut dolmuş defterleri. Yaşamı, hayalleri bir ağaç gibi dallanmış budaklanmış. Kalemi köklenerek kuvvetlenmiş. Mükafatını da almış küçük kız. Hep istediği gibi kimsesiz çocuklara yardım edebilecek, sokakta kalan kadınlara yoldaş olup yaralarını sarabilecek, şu avuç içi kadar hayatta yardıma sevgiye ihtiyacı olan insanların yardımına koşabilecek kadar çok para kazanmış. Yardım ettiği her an daha bir huzur dolmuş yüreği. Korkmuş huzurunu kaybetmekten küçük kız, huzurunu elinde tutabilmek için onu yönetmeyi öğrenmiş. Dokunabildiği ulaşabildiği herkese de bunu anlatmak, göstermek istemiş. Herkes mutlu olsun istemiş küçük kız, bozulan düzen yoluna girsin istemiş.